6 Şubat 2011

Şifalı Bitkiler Kocakarı İlacı mı ?

Bu bitkiler yaşamınızı güvence altına alıyor...


İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri besinlerle insan sağlığı arasında her zaman paralellikler kuruldu. 

Hatta tıp fakültesinden mezun olan çiçeği burnunda doktorların yemilerine konu olan Hipokrat, “Yedikleriniz ilaç, ilacınız yedikleriniz olsun” diyerek gerçek tedavinin aslında doğal gıda ve bitkilerde saklı olduğunu söylemişti. Tıp bilimi geliştikçe doğal tedavi yöntemleri “alternatif tıp” olarak nitelendirilmeye başlandı.

İlaçların türlü yan etkilerine karşın doğada kolayca bulunan bitkilerle üretilen doğal ilaçlar “kocakarı ilacı” olarak nitelendirildi.



Kocakarı ilacı değil



Oysa ki güvenilir kaynaklardan öğrenilerek yüzyıllar boyu insanoğlunun başını ağrıtan birçok hastalığın tedavisi bu bitki ve besinlerle mümkün olabiliyordu. VATAN olarak yaptığımız araştırmada gerçekten de bu konuda yazılmış yüzlerce hatta binlerce kitap olduğunu gördük. Ancak bunların çok büyük bir kısmı, bilimsellikten uzak, kulaktan dolma bilgilerle doldurulmuş tedavi şekillerini barındırıyordu. Sonunda tıp alanında eğitim görmüş bilim adamlarının da onayını alan, dünyanın en prestijli eğitim kurumlarından Oxford Üniversitesi tarafından yayınlanan bir kitaba rastladık.



Herkes okumalı



Bu dizide bulacaklarınız tamamı bilimsel araştırmalarla desteklenen bilgilerdir. Aklınızda hiçbir şüphe kalmadan uygulayabileceğiniz doğal tedavileri, pazarda, markette, aktarlarda kolayca bulacağınız bitki ve besinlerle size sunmaya çalışacağız. Oxford üniversitesi, kitabı normal halkın yanısıra biyologlar, doktorlar, beslenme uzmanları, ve diyetisyenler tarafından da sık sık başvurulacak önemli bir kaynak olarak nitelendiriyor. “Brokoli yiyin kanserden korunun”, “C vitamini ile soğuk algınlığını önleyin” tarzında artık klişeleşmiş sağlık bilgileri yerine hastalıklara doğal ve yan etkisiz çözüm arayanların bu dizimizi ilgiyle okuyacaklarını tahmin ediyoruz.



Uzmanlar insanların rahatsızlıkları için doğal çözümlere yönelmesini de tarihin değişik dönemlerinde doktordan medet uman bir hastaya verilen cevapları içeren şu esprili ifadeyle paylaşıyor:



MÖ 2000: Hasta mısın, al bu bitkiyi çiğne.



1000: Bitkiyi bırak, dua et geçer.



1850: Dua ile olur mu, al şu iksiri iç.



1940: İksir seni zehirler, al bu ilacı yut.



1985: İlaçla geçmez antibiyotik alman gerek.



2000: Antibiyotik çok zararlı, al bu bitkiyi çiğne!



AYÇİÇEĞİ: Ateş düşürüyor akciğeri koruyor



Ay çekirdeği insanlığın tükettiği en eski besinlerden birisi... Güney Amerika’da M.Ö 900 yılından beri kullanılıyor. Avrupa ise ayçiçeği ve ay çekirdeği ile 16’ncı yüzyılda, bu kıtadan dönen denizcilerin vasıtasıyla tanıştı.



Kullanım alanı ve içeriği



Dünyada ay çiçeğinin büyük bir kısmı, ay çiçek yağı üretimi için kullanıyor. Geri kalanlar da ay çekirdeği olarak tüketiliyor. Kızartmalarda, yemekler, salatalarda en sık kullanılan yağ türü olan ay çiçek yağı, yüzde 27 ile 40 oranında doymamış yağ içeriyor. Yüzde 13 ile 20’si de proteinden oluşuyor. Ayrıca ay çekirdeği, potasyum, kalsiyum ve demir gibi mineraller açısından da çok zengin.



Yararları



Dünyanın hemen hemen her yerinde ay çiçek yağı, akciğer hastalıklarının, yüksek ateşin ve dizanterinin tedavi edilmesi için kullanılıyor. Fiyatı: 10 YTL (kilo)



KIRMIZI BİBER: Kışları sıcak tutuyor uçuğu geçiriyor



Amerika kıtasını keşfeden Kristof Kolomb ile Avrupa kıtasına gelen kırmızı biber, 15’inci yüzyıldan beri sofralarımızdan eksik olmadı. Hem mutfaklarda kullanıldı, hem de hastalıkları tedavi etti.



Kullanım alanı ve içeriği



Kırmızı biber, protein, şeker ve yağ gibi temel besinlerden çok az içeriyor. Ancak karoten ve C vitamini açısından oldukça zengin. Bu bitkiden elde edilen maddeler, kozmetik endüstrisinde ve sanayide çok sık kullanılıyor. Çevik kuvvet, kırmızı biberden elde edilen maddelerden üretilen “biber gazı” kullanıyor. Çorap üreticileri ise, biberin ana maddesi denilebilecek capsicum maddesini, kış günlerinde ayaklarımızı sıcak tutsun diye, çoraplarının kumaşlarında kullanıyor.



Yararları



Kırmızı biberden elde edilen capsicum, deriye sürüldüğünde, romatizma, uçuk ve artirit (eklem ilthabı) tedavilerinde kullanılıyor. Fiyatı 12 YTL (kilo)



SARIMSAK: Kokusunu boşverin tansiyonu düşürüyor



Bu listedeki bitkilerin çoğu, Amerika kıtasından 15’nci yüzyılda, Avrupa’ya getirildi. Sarmısak hariç. Mısır’da M.Ö



3000 yılında bile kullanılan sarmısak, göçmenler tarafından Amerika’ya götürüldü.



Kullanım alanı ve içeriği



Sarımsak, dünya en çok kullanılan çeşni bitkisi. Salatalardan, sıcak yemeklere mutfakta her türlü besinde kullanılıyor. Bir dişi, yüzde 8 protein, yüzde 15 nişasta, az oranda yağ ve şeker ile çok miktarda da potasyum, fosfor içeriyor. Kaynatılarak suyu içiliyor, ya da ezilerek vücuda sürülüyor.



Yararları



Yüzyıllardan beri, bronşit, nefes darlığı, grip tedavilerinde kullanılıyor. Bazı kültürlerde yılan ve haşare sokmalarında yaraya sarımsak sürülüyor. Tansiyonu düşürüyor, kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyor. Fiyatı: Sarımsak: 1.5 YTL (demet)



SUMAK: Kanamayı durdurur boğazı temizler



En çok Kuzey Amerika’da yetişen sumak, boyları 3-5 metreye



ulaşan ağacın bir tohumu. Eylül ve Ekim aylarında çiçekleri açtığında, görsel bir şölen sunuyor.



Kullanım alanı ve içeriği



Yüzyıllardır hekimlerin yanından ayırmadıkları bu bitki, Doğu’da yemeklerde çeşni olarak kullanılıyor. Ekşi tadı, yemeklere lezzet katıyor. Sumak su veya yağ ile karıştırılarak cilde de sürülebiliyor.



Yararları



Yüksek ateşe, ishale ve dizanteriye iyi geliyor. Cilde sürüldüğünde kanamayı durduruyor. Fiyatı: 15 YTL kilo)



KINA: Sadece süs değil yaraları da iyileştiriyor



Doğu’nun yüzyıllardır, ellerini ve yüzlerini süslemek için kullandığı kınayla Avrupa 19’uncu yüzyılda tanıştı.



Kullanım alanı ve içeriği



Kına, süslenmenin yanı sıra kozmetik ve parfüm endüstrisinde kullanılıyor. Özellikle çiçeğinden elde edilen yağı, parfümlere esans katıyor.



Yararları



Cilde sürüldüğünde yaraları iyileştiriyor. Ayrıca, suda kaynatılıp içildiğinde, ishali tedavi ediyor ve yüksek ateşi düşürüyor. Fiyatı: 7.5 YTL



LAVANTA: Reçele tat katıyor, baş ağrısını gideriyor



Özellikle Akdeniz kültüründe önemli bir yeri olan lavatanın içinde 100’den fazla madde bulunuyor. Lavantadan çıkarılan yağ, kozmetik sanayisinde, kolonya ve parfümlerde kullanılıyor.



Kullanım alanı ve içeriği Lavantadan çıkarılan yağ

deriye sürülüyor. Çiçeği ise kaynatılarak içilebiliyor.

Ayrıca çiçekleri, toz haline getirilerek reçellerde, dondurmaya tat katıyor.



Yararları



Kaynatılarak suyu içildiğinde depresyonu ve yorgunluğu gideriyor, kadınlarda adet dönemini düzenliyor. Yağı da baş ağrılarına, ateş yanığına, güneş yanığına iyi geliyor. Fiyatı 3 YTL (paket)



KEÇİBOYNUZU: Yalancı çikolata ishale iyi geliyor



Akdenize özgü bir bitki olan keçi boynuzu farkında olmasak da hayatımızın her anında karşımıza çıkıyor. Bu bitkinin çekirdekleri yüzyıllardan beri, mücevherlerin ağırlıklarını ölçmede kullanılıyor. Yani bir keçi boynuzu çekirdeği, bir karat kabul ediliyor.



Kullanım alanı ve içeriği



Yüzde 50’sinden fazlası şeker olan keçiboynuzunun bir diğer adı, “yalancı çikolata”. Bir çok tatlıda, üreticiler, çikolata yerine keçiboynuzu unu kullanıyor. Nişasta, protein ve yağ açısından çok zengin.



Yararları



Keçiboynuzu unu çocukların ishal tedavisinde ve nezlenin tedavi edilmesinde kullanılıyor. Fiyatı: 7 YTL (paket)



HATMİ ÇİÇEĞİ: Çayı içildiğinde nezleye karşı bire bir



Sulak alanlarda yetişen hatmi çiçeği, 2000 yıldır Yunan ve Arap hekimlerce kullanılıyor. Boyları 2 metreye ulaşabiliyor.



Kullanım alanı ve içeriği



Hatmi çiçeği, çay gibi demlenerek ya da çiçekleri kurutulup suyla karıştırılarak içilebiliyor. Yüzde 30’u zamka benzeyen Mucilage maddesinden oluşuyor.



Yararları



Nezle, soğuk algınlığını tedavi edebiliyor. Vücuda merhem gibi sürüldüğünde yaraları ve sivilceleri gideriyor.

(HABERVİTRİNİ)
Ekle

1 yorum:

 

Bilgi Online Copyright © 2011 Fashionzine is Designed by Ipietoon for Bie Blogger Template
In Collaboration With Teen Celebrities